ON AIR

ON AIR

24-Ara-2018

Ege Çubukçu, geçtiğimiz hafta merakla beklenen üçüncü albümü “Derya” ile dinleyicilerine ulaştı. Kendisiyle hem albüm hem de HipHop üzerine kısa bir söyleşi yaptık. 

İzmir sahillerinde bir yandan bisikletini süren Ege, aynı anda bütün içtenliği ile sorularımızı yanıtladı. Sohbet niteliğinde geçen görüşmemizi kısa başlıklarla şöyle özetledik.

Flow Radyo: Albüm yapım sürecini anlatır mısın bize? Nasıl gelişti, nelerden ilham aldın, ve albümün adını neden “DERYA” olarak belirledin?

Ege Çubukçu: Albüm üç seneye yakın bir zamanda tamamlandı.  Bir çok şey değişti bu süreçte. İstanbul’dan tamamen ayrılıp bütün yapım işlerini artık İzmir’de sürdürme kararı aldım.  Albümdeki bazı parçaları single olarak kaydettim, fakat tekil yayınlamak yerine albumde yer vermek daha doğru ve bütünsel olur diye düşündüm.

İlham konusuna gelince, İzmir’de olmak, stüdyomu kurmak, yerleri, duvarları kendim zımparalayıp kendim boyamak, bunların hepsi bana ilham verdi.  Albüme kendi ön adım olan Derya’yı verdim.  Ailem dışında bir adımın da Derya olduğunu bilen çok kimse yok aslında. Bu albümde Ege Çubukçu’nun (kimilerinin alter-ego’su gibi) Derya’ya evrilişini duyup hissedebilirsiniz bir bakıma.  Albümde anlatmak istediklerimin bir kaç dinlemeden sonra daha net anlaşılacağına inanıyorum.  Bazı nüanslar ve mesajların farkına sonradan varılıyor.

Flow Radyo: Kimlerle çalıştın yapımda? Albüm hakkında teknik açıdan ifade etmek istediğin şeyler nelerdir?

Ege Çubukçu: BrokBeatz ve Selim Siyami Sümer albümün farklı aşamalarında yer aldılar. Albümde bir hayli vokal efektler kullandık, ve her vokalde ayrı bir kimlik, ayrı bir konsept oluşturmaya gayret ettim.  Sound ve beatler olarak da çeşitliliği ve zamanın ruhunu yakaladığımızı düşünüyorum.

Flow Radyo: Hip Hop camiasında kendini nerede görüyorsun? Kendini nasıl tanımlıyorsun? 

Ege Çubukçu: Valla Hip Hop’la duygusal bir bağım olduğu kesin, fakat ben kendimi biraz sürünün dışında görüyorum. Hip Hop camiasında sevdiğim ve diyaloğum olan sanatçılar var elbette, kimseyle de hiç bir problemim yok. Ben sadece kendi soundumu, kendi vokalimi, kendi anlayışımı müziğime yansıtıyorum.. Diyalektiğe önem veriyorum ve ilham aldığım felsefi düşünceleri de bir şekilde müziğime taşımaya çalışıyorum. Kısacası kendimi ifade etme biçimlerimi geliştiriyorum ve Hip Hop bunun için bir araç gibi oluyor aslında.

Flow Radyo:  Türkiye’de Hip Hop’a bir kültür olarak baktığında ve gözlemlediğinde neler görüyorsun?

Ege Çubukçu:  Öncelikle Türkiye Hip Hop’a çok geç ısındı, bu bir gerçek.  Sanatın özgürce yapılmasını savunanlardan biriyim her zaman, fakat saygıyı çok kaçırdık, ahlaki konularda çok geri kaldık, ve herkes sadece ünlü olmak için çabalıyor haline geldi. Bu sadece Hip Hop’la alakalı bir durum değil, genel anlamda gelinen nokta maalesef.  Ben bir sonraki albümde daha pozitif, daha neşeli ve yeni söylemler içeren bir çalışma yapmak isterim. Umarım o zamanın şartları ve ruhu da buna izin verir.

Açık sözlülüğü ve sorularımıza verdiği samimi cevapları için için Ege’ye teşekkür ediyor,  bundan sonraki çalışmalarında başarılar diliyoruz. Takipteyiz…