ON AIR

ON AIR

10-Haz-2017

Bu hafta müzik yaşamını ve yeteneğini hatırlayacağımız isim, efsane bir blues vokalisti olan Howlin’ Wolf, gerçek adıyla Chester Alan Arthur. 10 Haziran 1910’da doğan Howlin’ Wolf’u, doğumunun 107. yılında kendisine özel bir yazı ve playlistle anıyoruz.

Howlin’ Wolf Hakkında

Chester’ın adı, 21. ABD Başkanı Chester Alan Arthur’dan geliyordu. Ailesi bu adın, başkanın New York’taki köle haklarını savunmasının ardından, ona bir saygı duruşu niteliğinde olmasını istedi. Chester, 1910 yılında Missisippi’de doğdu ve çocukluğu Missisippi’de geçti. Küçükken dedesi ona, eğer doğru düzgün davranmazsa ormandaki kurtların gelip onu yiyeceğini ve ona uluyacağını anlatıyordu. Chester’ın adı evde “Wolf” olarak geçmeye başladı ve Chester’dan daha fazla bu ad kullanılmaya başlandı. Müzik dünyasında kullandığı Howlin’ Wolf ismi bu olaydan gelir.

1911 senesinde Wolf’un annesi ve babası boşandı ve annesi Wolf’u dayısına emanet etti. Wolf, ilgisiz ve problemli bir hayatı olan dayısının evinden kaçmak için pek çok yol denedi, 13 yaşında evden kaçtı ve babasının evini buldu. Belli bir süre babasıyla yaşadı ve bu süre boyunca pamuk tarlalarında çalıştı. O dönem bölgedeki caz müzsiyenlerinden Charlie Patton, yeteneğini bildiği Chester’a gitarda bir kaç akord öğretti. 18 yaşında ilk gitarını babası ona hediye etti. Zamanla öğrendiklerini geliştirdi ve Patton’un yerel grubunda çalmaya başladı. Daha sonra Missisippi ve Arkansas’ı dolaşarak para kazanabileceği her yerde müzik yaptı, gitar çaldı.

40’lara kadar hem müzik yapıyor hem de farklı yerlerdeki tarlalarda çalışıyordu. Genelde sabahları çiftçilik yapıyor; akşamları ise barlarda caz icra ediyordu. II. Dünya Savaşı’nda orduda görev aldı, ordudan ayrılınca Missisippi’ye döndü ve tekrar çiftçilik yapmaya başladı. 48’de Batı Memphis’te KWEM adında yerel bir radyoda müzik yayını yapmaya başladı. Programda arada şarkı da söylüyordu. Eşsiz sesi git gide duyulur oldu. Elvis’i müzik dünyasına kazandıran ünlü müzik prodüktörü Sam Phillips, Wolf’un sesini radyoda duydu ve Wolf’a ulaştı. Wolf’un yeteneği için Phillips, “insan ruhunun ölmeyeceği bir ses” diyordu. Phillips aracılığıyla 1952 yılında Wolf, Chicago’ya gitti ve Chicago’da Chess Records’la anlaşma imzaladı. Daha önceki yıllarda daha fazla cazla ilgileniyorken Chicago’da blues’la tanıştı ve Chicago’nun o yıllardaki diğer bir blues sanatçısı Muddy Waters’la arkadaş oldu.

Daha doğrusu Muddy Waters, hem yakın arkadaşı hem de onun büyük bir rakibi oldu. Muddy sayesinde Chicago’nun müzik dünyasına girdi ve caz barlarda sahne almaya başladı. O dönem Chicago’daki rakipleri arasında  Sam Cooke, Ray Charles ve James Brown gibi isimler de vardı ama Wolf elektronik gitarın baskın olduğu blues parçalarına imza attı ve bu onu diğerlerinden farklı kıldı. Hem Muddy Waters hem de Howlin’ Wolf, savaş sonrası dönemde Chicago’da blues’u var eden isimlerdi. “How Many More Years”, “Moaning at Midnight” Wolf’un o dönemki iki büyük hiti oldu. Aynı şekilde, “Spoonful”, “Smokestock Lighting”, “Killing Floor”, “Evil” gibi başarılı parçaları da bu dönemde ortaya çıktı. Ünlü söz yazarı ve besteci Willie Dixon ise Howlin’ Wolf ve Muddy Waters’a şarkı sözleriyle destek oldu.

Howlin’ Wolf’u dönemin caz ve blues müzisyenlerinden ayıran belki de en önemli özelliği, 60’larda önce Avrupa daha sonra da dünya sahnesine çıkan pek çok ünlü rock müzisyenine ilham olması ve bu müzisyenlerin Wolf’un parçalarını yeniden yorumlamaları oldu. The Doors, The Cream, Led Zeppelin bunlardan bir kaçıydı.

 

1971 yılında ise Howlin’ Wolf İngiltere’nin yolunu tuttu ve London Sessions’ı çıkardı. Bu albümünde Eric Clapton da Howlin’ Wolf’a gitarıyla destek verdi.

Wolf müzik yaşamı dışında iyi bir avcı ve balıkçıydı. Arkansas’ta yerel bir çiftlik evi satın aldı va yaşamının sonuna kadar ailesiyle bu evde yaşadı.

Kasım 1975’te “Chicago Amfitheatre”da verdiği konser sanatçının son konseri oldu. Böbrek yetmezliği nedeniyle bir sene sonra hayata veda etti.

Blues denince akla ilk gelen isimlerden olan Howlin’ Wolf, müzik tarihine bıraktığı onlarca harika besteyle yeni nesil müzisyenlere de ilham olmaya devam ediyor.

Howlin’ Wolf’un en güzel parçalarından ve başka müzisyenlerin kendisinin parçalarına yaptıkları coverlardan oluşan bir playlist hazırladık. Keyifli dinlemeler!