ON AIR

ON AIR

30-Mar-2017

Bu hafta Flow Radyo olarak sayfamızda yer vereceğimiz isim 29 Mart 2001’de kaybettiğimiz caza farklı bir anlayış getiren John Aaron Lewis.

John Lewis’in caz tarihindeki yeri, müzik prodüktörlüğünü yürüttüğü müzik grubu MJQ (Modern Jazz Quartet) ile özdeşleşiyor.

John Aaron Lewis 1920 yılında Illinois La Grange doğumlu ve caz tarihindeki pek çok ismin akisne müzik ve antropoloji bölümlerini aynı anda okuyan, müzik konusunda “eğitimli” bir sanatçı.

Lewis, II. Dünya Savaşı sırasında orduda görev aldığı için eğitimine ara vermek zorunda kalır ve orduda davulcu Kenny Clarke ile tanışır. Ordudan tahliyesinden sonra ise Clarke’ın yönlendirmesiyle New York’a taşınır. New York ona caz alanında yeni yollar sunar. Kayıtlarını, Dizzy Gillespie’a sunar. Gillespie, Lewis’in kayıtlarını kullanır ve kısa bir süre sonra Lewis’i kuracağı caz grubuna alır. Bu, Lewis için kariyerindeki ilk önemli adımdır. Bununla birlikte Charlie Parker, Ella Fitzgerald, Lester Young gibi ismlerle de çalışmalarıyla kariyerine önemli basamaklar eklemiştir.

1949-50 arası “Miles Davis Capitol Recording” için Miles Davis ve ekibiyle çalıştı. Kısa bir zaman sonra kuracağı “Modern Jazz Quartet”in (MJQ) temelleri burada atıldı. Lewis’in müzik tarzında geleneksel caz, modern caz melodileriyle harmanlanıyordu ve bu nedenle 1950’lerin ortasında bu tarz “cool jazz” adıyla anılmaya başlandı.

Lewis’i caz tarihinde çağdaşlarından ayrılmasında kendisinin kurduğu MJQ (Modern Jazz Quartet) etkili oldu. Grup, vibraphonist Milt Jackson, basist Percy Heath ve davul virtüözü Connie Kay’den oluşuyordu. Grubun en önemli özelliği klasik caz ve geleneksel caz’ı bir araya getirmeleriydi ve blues’dan da melodiler “ödünç” almalarıydı. Ayrıca MJQ kolektif doğaçlama tekniğini uygulayan ilk grup olma özelliğini de gösterir. Lewis, grubun hem kurucusu hem de aranjörlüğünü üstleniyordu ve bir bakıma grubun kimliğini de o oluşturmuştu. Grup 1957 senesinin kış aylarında İngiltere ve Avrupa’da 88 konser verdi ve caz tarihinin en uzun soluklu grubu ünvanına da bu süreçte sahip oldu.

Lewis piyanoda hafif tınıları ve klavyedeki “yumuşak” dokunuşları ile öne çıkıyordu. Lewis’in müziği anlaşılır nota ve melodilerden oluşuyordu. Parçalar geleneksel caz parçalarında duyulduğu gibi hızlı ve yüksek tempolu değildi. Grubun müzik tarzı pek çok eleştirmene göre barok oda müziğini andırıyordu ve bu nedenle grup, geleneksel caz çizgisinden farklı bir yere konumlanıyordu. Lewis’in müzik felsefesi, cazın en az klasik müzik kadar ciddi bir sanat formu olduğuna dayanıyordu. Bunun yanı sıra grup üyeleri, performanslarını bar veya caz kulüplerinde sergilemek yerine konser salonlarında smokinle sergiliyordu.

MJQ, dönemine göre oldukça avant-garde kalıyordu. Grubun ilk yıllarda yaşadığı en büyük sorun gece kulüplerinde caz dinleyen kitlenin dikkatini çekmek oldu. Bu kitle caz’ın hızlı temposuna alışmıştı ve MJQ’nin yavaş, ince melodileri bu kitle için oldukça yeniydi. Grup zamanla bu sorunu aştı ve 50’lerin sonunda geniş bir kitleye ulaştı.

Müzik eleştirmeni Gary Giddens caz üzerine olan yazılarında John’un vizyonunun, cazı kalıplarından ve doğaçlamaya dayanan yapısından arındırmaya yönelik olduğunu yazıyordu. Giddens’a göre caz, Lewis için bunların çok ötesindeydi.

Lewis’in ilham aldığı isimlerin başında Bach geliyordu, barok oda müziğine yaklaşan performanslarının Lewis’in bu ilhamının etkisi çok açık.

Lewis ayrıca film, bale, senfoni orkestrası ve televizyon için de beste yapıyordu. Solist olarak daha “sessiz” bir tavır benimseyen John, mesajını “notalar” aracılığıyla iletiyordu.

2001 yılının 29 Mart günü kaybettiğimiz John Lewis’in yumuşak tınılarını tekrar hatırlamak ve caza farklı bir bakış açısıyla bakmak için John Lewis Özel Listesi hazır, keyifli dinlemeler: